Hüsnü Aşk

Hüsnü aşk

Her biri başka,feverân eder melekler,
Sordum asumanâ,asuman hüsnü aşk,

Her biri aşka,devrân eder felekler,
Yordum kaderi,kader hüsnü aşk,

Nefs şaşı olmuş,bitmez dilekler,
Sordum cana,canân hüsnü aşk,

Sırrını salmış cihana,görmez yürekler,
Sordum cihana,cihan hüsnü aşk,

Asr-a taan ede, münkir dönekler,
Asr içinde zat-ı,zaman hüsnü aşk,

Secdeye varmaz şeytan sayar gerekler,
Şeytanı gördüm,şeytan hüsnü aşk,

Nice peygambere,cem oldum ceberutta,
Habibine sordum,habibi hüsnü aşk,

Tut dilimi ya Rab,aşkı ifşaya,
Coştu cağnım aşka,aşk hüsnü aşk,

Gül yüzünün har-ına,güldür beni ya Rab,
Hüsnü aşkın narına,öldür beni Ya Rab.

Sufi fakirzade Aliyy-ül Razân..
 
Ali Rıza Ünal
 
Kısa aşk şiirleri, Aşk şiri, Resimli aşk şiirleri

Aşk seninleyken Aşk

 
 
Aşk Seninleyken Aşk

Aşk uzak yolları aşmak
Dağları geçerken bulutlarla boğuşmak
Sevdiğine varırken sevmediğinle uğraşmak
Aşk büyük olduğu gibi büyük davranmak

Aşk sevdiğinin yanındayken kavuşamamak
Bir gece vakti sahilde sabahlamak
Dolunayı seyrederken onunla mutlu olmak
Aşk fedakarlıktır aşk

Aşk kıskananları çatlatmak
Kendin kırılsandan sevdiğini kırmamak
Gözlerinin içine dalmak kaybolmak
Aşk kimi zaman tek kişiliktir aşk

Aşk güneşin altında onun için yanmak
Kavrulsanda umursamamak
Zamansız öğrendiklerini sinene atmak
Aşk bir ufacık tebessümdür aşk

Aşk uykusuz kalmak
Uykusuzken çalışmak
Evinde düşlere dalarken
Bir fincan kahvenin hatrıdır aşk

Uzak yollar, uykusuz zamanlar
Sahildeki anlar, her an gözlerden damlar
Aşk seninle yaşandıkça aşk..
 
Vedat Okkar

Aşk Sadakat Ve Vicdan Aşk hikayeleri

Aşk hikayeleri blogu

Cemil adında bir arkadaşım vardı yıllar öncesinden çocukluk günlerimden .Böyle bir siteye rastlayınca Cemil’in hikayesini buraya yazmaya karar verdim.
Sessiz sakin İçine kapanık bir çocuktu hep birlikte takılırdık ancak o bir türlü gruba tam manası ile uymaz hep bir adım gerimizde kalırdı.Sözüne sadık dost canlısı birisi olmasına rağmen onun bu geride kalışlarına bir anlam veremez, onu grup içinde dahada aktif olmaya zorlardık.O ise bize aldırış etmez çoğunlukla kendi dünyasında yaşardı.Şiirler yazardı  mükemmellik diye bir şey varsa eğer işte tam o tanıma uyan derecede.Biz o kelimeleri nasıl bir araya getirdiğini ,böylesi güzel şiirleri nasıl yazabildiğini merak eder onun sayesinde bizlerde yazmaya çalışırdık ama nafile.
“Oğlum sen aşıkmısın lan bunlar nasıl bir beynin ürünü olabilir”dediğimizde  “yürüyün be oğlum aşk kim biz kim bizi kim sevsin “der konuyu kapatırdı.
Günler günleri kovaladı Cemil’in mahsunluğu içe kapanıklığı bin kat arttı önce bizleri terk etti sonrasında takıldığımız mekanları.İşin doğrusu ne biz onu anlayabilmiş nede o anlaşılmak istenmişti bizim tarafımızdan.
O dönemde yaşlarımız 16-17 civarı idi.Bizler hayatı bir oyundan ibaret görürken meğerse ne fırtınalar yaşarmış  körpecik  yüreğinde. Ne derdini açılabilmiş ne çaresizliğini paylaşabilmiş başkalarıyla. Cemil evden kaçmış diye duyduk önce.Kimbilir ne derdi vardı diye her kafadan bir ses çıktı günlerce kahvedeki aylak adamlar fikir yürüttüler onun hakkında.Uzunca bir süre onu gören oldu nede bir haber alan.Ailesi per perişan oldu ancak ne bir haber alabildiler ne de bir bilgiye ulaşabildiler.
Aşağı yukarı üç yıl gibi bir aradan sonra bir akşamüstü köyün kahvesinde arkadaşlarla laflarken askeri bir jip durdu kahvenin önünde.gelen karakol komutanı idi.”Cemil Sonkayanın evi nerede kim biliyor ” diye sordu.Muhtarımızda o esnada orada olduğundan sordu “hayırdır komutanım Cemilden bir haber mi var” Evet dedi komutan yüzünü acı bir ifade ile buruşturarak.Cemil intihar etmiş kısacık hayatını çektiği acılara dayanamayarak sonlandırmış dedi.Ve ailesine bir mektup bıraktığını söyledi. O an herkes sanıyorum aldığı acı habere rağmen mektupta neler yazdığını fazlası ile merak ediyordu.Muhtarla komutan araca binip Cemil’in evine gittiklerinde  kahvede mektubun içeriğine ait onlarca senaryo yazılmaya başlanmıştı bile.Ertesi gün aile cenazeyi almaya gittiğinde zavallı arkadaşım Cemil’in ne acılar çektiğini nasıl mücadele etmeye çalıştığını yüreklerimiz yanarak öğrendik.Hemen kapı komşusu olan hasan çavuşun güzeller güzeli kızı Ayşegül e deliler gibi sevdalanmış önceleri uzaktan uzağa sevmiş ve dayanamamış sevdasını açmış bu acımasız güzele.Ancak kız ona karşı çok kayıtsız olmakla birlikte
“benim peşime boşuna düşme ancak benim ölümü alabilirsin” diyerekte kesip atmış.
Aslında madden ve manende güçlü bir ailenin mensubu olan merhum arkadaşımız kızın bu duyarsız ve net tavrı karşısında “Eğer köyde kalmaya devam etseydim onu hiç kimseye yar etmeyeceğimi biliyordum.Dolayısı ile ondan kaçmak onu unutmak için buralardan uzaklaşmalıydım.
Ancak geçen onca zaman içinde onu bir saniye olsun kafamdan atamadım.Çiçeklerde onu gördüm.Suya baktım onu gördüm göğe baktım onu gördüm.
Anladım ki bu beden yaşadığı sürece benden bu denli uzak bir insan için yanmaya devam edecek .O mutluluk deryasında yüzerken ben aşk okyanusunda acılara gark olacağım. Yada onun hayatını karartma pahasına onu alacağım her ne şekilde olursa olsun.
Bunu ölesiye sevdiğim insana yapıp onu canlı canlı öldürüp katil olmaktansa bu değersiz hayatıma son vermek hem sevdiğim hemde benim için en güzeli.Sen yeter ki mutlu ol sevdiğim”diye sonlandırdığı mektubunu şu dörtlükle bitirmiş.
yaşamak seninle güzel ancak
senin için ölmek bile güzel
Beni dünyada sevemedin
bari ahirette sev güzel

Anlıyacağınız bizler için daha önceden dinlediğimiz Leyla ile Mecnun,Ferhat ile Şirin aşkı gibi bir aşka ancak biraz farklı olarak tek taraflı bir aşka yaşadığımız yüzyılda şahit olmuş aşkın ulviyetini ve bir insana neler yaptırabileceğini  görmüş olduk.
Şimdilerde aşk ve aşıklar hakkında yazılan çizilenleri gördükçe yüzümü acı bir tebessüm kaplıyor .Bilmem ki bu zavallı arkadaşım mı buna sebep yada kendisini aşık zanneden kişiler mi ?
Haaa kız mı ?
Güzel Ayşegül bu acı olaydan çok etkilendi ve çok üzülüp vicdan azabı ile  yaklaşık on sene hiç kimse ile evlenmedi.Yirmili yaşların  sonuna doğru birazda ailesinin zoru ile evlendi .Gerdek akşamı damat gelin odasına girdiğinde güzel Ayşegül’ü kolları kan içinde buldu .
Belki sevmemişti ancak vicdanı Cemil’e sadakati söylemişti.Oda vicdanının sesine uydu ölüme kucak açtı.
Aşk bu iki fidanı dünyada mutlu etmedi.Dualarımız onlar için ahirette birlikte olabilmeleri için.
Anlattığım olay 1980 yılında Bayburt’ta yaşanmış olup ölenlerin ve ailelerinin saygısına gerçek isimler kulanılmadı.

Aşk hikayeleri blogu . Aşk hikayeleri, aşk şiirleri, aşk mesajları, şiirler Sadece kısa aşk şiirleri bulunmaktadır. Bunun yanında aşk ile ilgili bütün mesajları bulabilirsiniz

Yaz aşkı hikayeleri

Yaz Aşkları bi başka

Geçtiğimiz yaz Türkbükü’nde kaldığımız bir otelin lobisinde  görmüştüm onu.Hayatımda gördüğüm en güzel kızdı.Tam tamına üç gün bir gölge gibi adım adım onu takip edip bir arkadaşı olmaması için milyonlarca dua ettim.Dördüncü gündü tüm cesaretimi toplayıp (bilseniz nasıl bir güçlükle) kendisine merhaba diyebildim. Üç gün içinde izleyebildiğim kadarı ile  agresif bir kızdı ve işin içinde onca insan arasında terslenmekte vardı.Ama bunu yapmazsam asla benim farkımda dahi olmayacaktı.

“Seni  gittiğim bir kaç yerde görmüştüm” dedi. Küçük bir yerdeyiz mümkündür diyerek  belkide kızaran yüzümü gizlemek istercesine bakışlarımı bir anda  dışarıya doğru çevirdim. İlk konuşma ilk yemek ilk teklif siyah beyaz bir sinema filmi hızında idi ve istisnasız dünyanın en mutlu insanı bendim.İstanbulda yaşıyordu en güzel tarafıda buydu çünkü tatil sonrasında da onu görmek onunla konuşmak için bir zorluk yaşamayacak en güzeli hasret diye bir şey bilmeyecektim.İstanbulda bir şirkette halkla ilişkiler uzmanı olduğunu  ailesinden ayrı yaşadığını ve en güzeli yanlız olduğunu söylemişti. Rüya gibi yirmi gün,  ömre bedel yirmi gün yaşadık.Aşkımızı tüm Bodrum’a dağına taşına tüm sahillerine haykırdık.Öyle ki  nikahımızın burada olması hususunda dahi fikir birliğine varmıştık.
İznim bitiyordu birlikte geri dönmeyi teklif ettim bir hafta daha kalmak istediğini söyledi .İstanbulda görüşmek üzere vedalaşıp  ayrıldık. O bir hafta geçmek bilmedi saatleri değil dakikaları bile saydığımı söyleyebilirim.İşin kötü tarafı telefonuna ulaşamıyordum ve otobüs yolculuğu esnasında kapalı olabileceğini düşündüm ama yine de çok huzursuzlandım Ve söylemiş olduğu dönüş tarihinin gecesi bir saniye gözümü kapatamadım. Sabah  bir çiçekçiden aldığım bir demet  çiçek cebimde ona hayatımı sunacağım bir alyans ile çalışmış olduğu  xxxx firmasının  kapısında soluğu aldım. Pek çok insan gelip geçmesine rağmen onu göremedim.Belki de dalgın bir anıma gelmiştir diyerek telefon ettim “aradığınız numara kapalı yada kapsama alanı dışındadır” diye soğuk bir ses. Kapıdaki güvenlik görevlisine  x hanımın gelip gelmediğini sordum  öyle birisinin olmadığını söyledi.Öylece  kalakaldım elimde çiçekler cebimde hayatımın en değerli armağanı ile.

Herşey çok zor görünmesine rağmen çok kolay gerçekleşmiş mutluluğu doyasıya yaşamıştım  ama bu şoku atlatmak açıkçası o kadar da kolay olmadı benim için. Sağlığım bozuldu bunu takiben o aralar işlerim bozuldu kısacası bir anda tüm hayatım alt üst oldu.

Dayanamadım bu yaz yine Türkbüküne geldim bir his onu burada bulacağımı söylüyordu sanki. Sırf onu bulmak ,yüzüne tükürebilmek bu şekilde acımı hafifletebilmekti tek düşüncem.

Ve bir aydır Bodrum’da aralıksız olarak yaptığım araştımalar neticesinde Gölköy de bir otelde onu buldum.Tamda tahmin ettiğim üzre  bir kaz bulmuştu ve yaz aşkının tadını çıkarıyordu. Kurduğum tüm cümleler kilitlendi  saf aşığı gördükçe  kendimi gördüm .Akıllı olanın o değil kendimin aptallığına güldüm ve tek kelime etmeden oradan ayrıldım.Belki de yüreğimdeki sızı  engel oldu bir şey söyleyememe.Bilmiyorum doğrusu.Ben  buna bir ad koyamadım.

Mutlu olun mutlu kalın.

Aşk hikayeleri bölümü : Aşk hikayeleri, aşk şiirleri, güzel aşk hikayeleri, acıklı aşk hikayeleri

Şu anda sadece yalnızlık ve kahır Aşk şiirleri

Şu anda hiç bir şey mümkün değil.
Şu anda her şeyden ayrı, her şeyden uzak
ve her şeyden mahrumum ben.
Şu anda sadece yalnızlık ve kahır.

Sen benim gökyüzümdün, denizim, toprağımdın,
Şimdi bir hatıra olamazsın belirsiz, uzak
Biliyorsun bazı şeyler vardır elimizde olmayan
İşte öyle imkansız birşey seni unutmak.

Zannetme ki herşey bitti sevdiğim;
Birgün yeşerecek şu sararmış yapraklar.
Ve bundan sonra kim severse dünyada;
Seni ve beni hatırlayacaklar

İnan ki! Kırılmış bir ayna gibi
Paramparça, kırık dökük aşkımız
Çaresizliğin, ümitsizliğin türküsü
Türkülerin en içlisi, en hüzünlüsü
Büyük aşkımız

 

aşk şiiri X aşk şiirleri X Kısa Aşk Şiirleri

Varlığın dudaklarımda bir bal tadı Kısa aşk şiiri

Varlığın dudaklarımda bir bal tadı
Yokluğun en korkuncu ölümlerin
Senden başka dindiren olmadı
Acısını içimde kanayan yerin

Çirkin Olan

çirkin olan,fena olan ne varsa unut
Gözlerimin söylediği şarkııy dinle
Ellerimizde sevgi içimizde umut
Bütün iyilikleri paylaşalım seninle

 Aşk X Aşk şiiri X Kısa Aşk Şiirleri X Sevgi X Güzel sözler

|

| Muhabbetara.com