Sana deli bile dediler,Mekke nin müşrikleri, Şair dediler,sahtekar ilan ettiler seni,Mekke kefereleri,

Ey RESUL

Sana deli bile dediler,Mekke nin müşrikleri,
Şair dediler,sahtekar ilan ettiler seni,Mekke kefereleri,
Sen hep sustun ey yar,sana taş atan o minik elleri,
Allah a ibadet edin diye,din e çağırdın çürümüş beyinleri..

Hani söz vermiştik,alemi erruahta,hani ayrılmayacaktık senden,
Nasipsizler sana bakıp nasiplenecek,yüzleri nurlanacaktı,
Şefaatini umacaktı sana taş atan eller,sana sahtekar diyenler,
Hadi gel bekletme ey yar,rahmet dağına davet var.

”Niye incittiler ki seni,niye zulmettiler ki sana”,
Mecnun dediler sana,sen sustun,bu sabır niyeydi ya Resul,
Çünkü sen resul dun,çünkü sen nebi,her bakışında bir rahmet var,
Hadi gel ey nebi,ey yar,bugün gönül bağında davet var..

”Medine-i münevvere yolundasın,gah hıra,gah gönül bağındasın”,
Sen nebiullahsın,sen resulullahsın,senin yolunda milyarca Müslüman var,
Bugünkü gençler seni yaşa masada,sen onların gönül bağındasın,
Hadi gel ey nebi,ey resul,bugün gönül bağımızda büyük bir rahmet var…

Sana Layık Olamadım, Cahiliyeden kalma ruhumda

Sana Layık Olamadım

Cahiliyeden kalma ruhumda
Binlerce Ebu Lehep doğmakta.
İsyanlara gebe umutlarım
Kini solumakta.
Günahlara bezenmiş sözcüklerim
Hep inkarda.
Oysa hicret vardı yolunda!
Uğrunda cihat!
Seni sevmek vardı Ey Nebi!
Sana layık olmak.

Öldürmeliyim bendeki Ebu Lehep’i
Huzur çağında sevgi doğmalı,
İnanç…
Besmeleyle yıkanmalı sözcüklerim,
İhlasla arınmalı.
Belki yüzüm olur o vakit
Seni sevmeye,
Sana bakmaya utanmam belki.

Sana layık olamadım,
Olamadık.
Neler çekmiştin oysa!
Kırılmıştı dişin Uhud’da,
Taif’te taşlamalar…
Kanlar akmıştı ayaklarından.
Dikenler serilmişti yollarına.
Dava islam davasıydı,
Dava kardeşlik davasıydı…

Çok düşkündün ümmetine,
Biz bağlanamadık sünnetine.
Eyvahlar bana!
Eyvahlar bize!

”Benim şefaatim ,
Ümmetimden büyük günahları olanlara.”
Buyurmuşsun Ey nebi!
Günahkarım,
Yanmam lazım ateşler içinde,
Üşümeliyim sıcağında ağustosun.
Sense şefaatim
Büyük günahkarlara diyorsun .
Bu ne büyük şefkattir Ey Nebi!
Bu ne büyük sevgi ümmete!

Şimdi,
Çarmıha gerildi isyanlarım,
Tövbeyle arındı günahlarım
Binlercesini yakıp da pişmanlığın
Sevdanla,
Asr-ı Saadet’i yaşamaktayım.

‘O’na layık olamamanın acizliğiyle…

PEYGAMBER ŞİİRLERİ, Gelir misin rüyama bir kez göreyim cemalini

PEYGAMBER ŞİİRLERİ

Ey Sevgili

Gelir misin rüyama bir kez göreyim cemalini
Engelliyor günahlarım gül yüzünü görmeyi
Arzum ahirette cennete seninle girmeyi
Ne olur biraz gül bana Resul-ü Kibriya
Ne olur ümmetinden eyle Muhammed Mustafa

Sensiz dünya zilletle boğuluyor
Asr-ı saadet günleri hasretle çekiliyor
Toplumun ahlakı gitgide çöküyor
Ne olur biraz gül bana Habib-i Kibriya
Ne olur ümmetinden eyle Muhammed Mustafa

Geceler karanlık, yokluğunda her saniye
Ay doğmuş, güneş batmış ne çare bu çileme
Tutamazsam elini sırat üzerinde
Ne olur biraz gül bana Nebi-î Kibriya
Ne olur ümmetinden eyle Muhammed Mustafa

Bir bilal olamadım ezanın için
Çıkıpta sahraya, kavrulmadı ayağım elim
Sen varken, sensiz olmak bilmem niçin
Ne olur biraz gül bana Resul-ü Kibriya
Ne olur ümmetinden eyle Muhammed Mustafa

Seni anar Ya Muhammed Kubbe-i Hadra
Yoktu keder yoktu zulüm asr-ı saadet zamanında
Kapılar aralanıyor karanlıklar ortasında
Ne olur biraz gül bana Resul-ü Kibriya
Ne olur ümmetinden eyle Muhammed Mustafa

Sel olur göz yaşlarım, ismini duyunca
Tebessümün de ne hoştur ukbada
Şefaatini eksik eyleme mahşer anında
Ne olur biraz gül bana Resul-ü Kibriya
Ne olur ümmetinden eyle Muhammed Mustafa

Alemlere rahmetsin nurun ile
Kalplere düstursun ahlakın ile
Salat-u selamlar sanadır Ya muhammed
Ne olur biraz gül bana resul-ü Kibriya
Ne olur ümmetinden eyle Muhammed Mustafa(S.A.V)

Merhaba Dostlar merhaba, Salatu Selam Allaha.

Merhaba

Merhaba Dostlar merhaba.
Salatu Selam Allah’a.
Merhaba Canlar merhaba.
Duayla Zikir Allah’a.

Merhaba Kardeş merhaba.
Yönümüz Kabe Allah’a.
Merhaba Kalpler merhaba.
Zikirde aşk var Allah’a.

Merhaba Ruhlar merhaba.
Gönüllü uç git Allah’a.
Merhaba Nebi merhaba.
Tabi ol Resul Allah’a.

Merhaba Resul merhaba.
Şefaat duan Allah’a.
Merhaba Melek merhaba.
Emrine hizmet Allah’a.

Merhaba Cinler merhaba.
Sizlerde dönün Allah’a.
Merhaba herşey merhaba.
Rab deyip koşun Allah’a.

Zikrullah, Sular aşka gelir, çoşar HAK diye

Zikrullah

Sular aşka gelir, çoşar HAK diye
Başın taşa vurur vurur HÛ çeker.
Rüzgâr dağdan dağa koşar HAK diye
Arada bir durur durur HÛ çeker.

Otlar bile HAK diyerek bitermiş
Yağmur HAK’tan gelir, HAK’ka gidermiş
HAK âşığı âmâ gözlü bir derviş
HAK yolunda yürür yürür HÛ çeker.

Ağaç dal dal, HAK’ka açar kucağı
Acı vermez HAK emrinin bıçağı
Gökte güneş HAK’kın sönmez ocağı
Dağdaki kar erir erir HÛ çeker

Gök güvercin HAK der uçar seherde
Balık suda HAK’kı içer seherde
Kırmızı gül HAK der açar seherde
Kokusunu verir verir HÛ çeker.

HAK’kın yolcuları HAK’ta buluşur
Varlık zerre, zerre HAK’kı bölüşür
Kalp bedende HAK HAK diye çalışır
Kan damara varır varır HÛ çeker.

Hak mührü var ceylanların gözünde
Hak yazılı kâinatın yüzünde
HAK Resul-ü Muhammed (S.A.) ’in izinde
Gönül HAK’kı görür görür HÛ çeker.

Peygamber ve nebiler, İlk peygamber adem gelmiş, İslami şiir

Peygamber ve nebiler

İlk peygamber adem gelmiş
Nuru allah’ın aşkına
İlk annemiz Havva olmuş
Yarı Allah’ın aşkına

Havva anamızdan doğmuş
İlk bebek dünyaya gelmiş
Oğlu Şit peygamber olmuş
Biri Allah’ın aşkına

Adem dünyasından göçer
Nuh’a kadar zaman geçer
İdris nebi hülle biçer
Piri Allah’ın aşkına

Nuh’un gemi tamam olur
Her canlıdan bir çift alır
Tufan için sur vurulur
Suru Allah’ın aşkına

Nuh’un oğulları kalır
Ayrı,ayrı kavim olur
Salih peygamberi gelir
Sırrı Allah’ın aşkına

Zülkardeyen kalden kavmi
Halil İbrahim rahmanı
İsmail’e koç kurbanı
Varı Allah’ın aşkına

İsak Yakup Yusuf delil
Sabır ile Eyyübü bil
Yarasına hekim cibril
Diri Allah’ın aşkına

Hızır yetişir her yerde
Musa Tevrat ile turda
Asasıyla kalmaz darda
Turu Allah’ın aşkına

Davut Zeburu tanıttı
Kafirler iftira attı
Yunusunu balık yuttu
Toru Allah’ın aşkına

Davut oğlu Süleyman’ı
Allah yolu onun şanı
Kuşlar ile konuşanı
Zarı Allah’ın aşkına

Lokman hekim Danyel yuşa
Üzeyir Zekerya Yahya
İncil inmiştir İsa’ya
Soru Allah’ın aşkına

Muhammed ile kuranı
Gönderdi son peygamberi
İslam’ın doğmuştur nuru
Duru Allah’ın aşkına

Ademinden nihayete
Zaman uzar kıyamete
Tuncay’ı sesler davete
Koru Allah’ın aşkına

Şefaat senindir ya Resul Allah. Şefaat senindir ya Resul Allah.

Şefaat senindir ya Resul Allah.

Ehli imanlar saf saf durmuşlar
Mahkameyi kibriyada hesap sormuşlar
Günahı olanlar af dilemişler
Şefaat senindir ya Resul Allah..

Onların yardımcısı cümle enbiya
Onların serdarı habibi Kibriya
Onlar için rica ediyor hatımel enbiya
Şefaat senindir ya Resul Allah.

Günahı olmıyan ağlayıp geziyor
Günahkar dostunun afını istiyor
Kelimeyi tevhit bülbül gibi okuyor
Şefaat senindir ya Resul Allah.

Aşıklar feryadı arşı titretti
Cabrail onların aşkından gürledi
Yer gök onların azameti dinledi
Şefaat senindir ya Resul Allah.

Rica ediyorlar ehli imanı
Onların boynunda berat fermanı
Muhammed Mustafa’dır onların din imanı
Şefaat senindir ya Resul Allah.

Ehli aşk orda ediyor niyazı
Feryadı fiğanı türlü avazı
Hakk huzüründe ediyorlar nazı
Şefaat senindir ya Resul Allah.

Saf saf durmuşlar ne güzel canlar
Yüzünde parlıyor nurun imanlar
Hakk’ından bekliyor büyük fermanlar
Şefaat senindir ya Resul Allah.

Diyer yarab çaresiz derdimin dermanı
Senin lütfündür emru fermanı
Nuri Ahmed aşkına yürüt bu aşkın kervanı
Şefaat senindir ya Resul Allah.

Ehli imanın nuru parlıyor
Fatma anam hüngür hüngür ağlıyor
Ehli imanı rica ediyor
Şefaat senindir ya Resul Allah.

Bir yanında Muhammed bir yanında o şahi Haydar
Hatice anamız elinde ferman
Günahkar ümetimin derdine derman
Şefaat senindir ya Resul Allah.

ÖZLEDİM SENİ YA RASUL, Can gözümde bir can oldu

ÖZLEDİM SENİ YA RASUL

Can gözümde bir can oldu
Sensiz sanki kalbim dondu
Kalbim senin aşkın ile coştu
Özledim seni ya Rasul

Bu canda kalmadı huzur
Aşkın bizde etmezse zuhur
Kalb yandı tutuştu oldu buhur
Özledim seni ya Rasul

Yürü yürü bitmiyor yollar
Senden başka yalan tüm aşklar
Aşık olan seni anlar
Özledim seni ya Rasul

Dinmeyen derdimin dermanısın
Kanayan yaramın ilacısın
Sen gönlümün baş tacısın
Özledim seni ya Rasul

Aşkından aşıklar ağlamış
Yüreklerine taşlar bağlamış
Seni bilmeyen ne anlamış
Özledim seni ya Rasul

Dünya denilen fani gelir geçer
Seni seven ebedi olanı seçer
Seni bilmeyen bilmemki neyler
Özledim Seni ya Rasul

Ölüm bir gün gelir alır beni
Koyarlar kabir evini bedenimi
O küçük evimde özlemle seni
Bekleyeceğim efendim özledim seni

GEL EY RASUL, SANA KAVUŞMAK ARZUSU BÜYÜDÜ İYİCE

GEL EY RASUL

SANA KAVUŞMAK ARZUSU BÜYÜDÜ İYİCE
YALNIZLIÐIMI KEMİRMEYE BAŞLADI YİNE
KİMSELER BİLEMEZ AÐLIYORUM SESSİZCE
YALNIZLIÐIMI YENEBİLSEM SENİNLE

SENDEN UZAKTA NE OLACAK BENİM HALİM
SENSİZ SÖZ EDEMEZ OLDU DİLİM
GÖRMÜYOR ARTIK SENSİZ GÖZLERİM
YALNIZIM SENSİZ BU ZİNDANDA EFENDİM

SEN GİDELİ 1400 SENE OLDU
ARTIK GÜLLER ESKİSİ GİBİ AÇMAZ OLDU
BÜLBÜLER GÜLE OLAN AŞKINA UNUTTU
SANKİ AKAN SULAR SENSİZ DURULDU

GEL EY RASUL SULAR COŞSUN YİNE
GEL EY RASUL GÜLLER KOKSUN YİNE
GEL EY RASUL KALBLER DİRİLSİN

SEN GİTTİN GİDELİ SULTANIM, kuran okumadık sünneti yapmadık

SEN GİTTİN GİDELİ SULTANIM

kuran okumadık sünneti yapmadık
müminiz dedik namaz kılmadık
kalbimiz temiz diye kendimiz kandırdık
sen gittin gideli sultanım

Fani dünyaya sıkıcasına yapıştık
dünleri unuttuk yarına bakmadık
günü birlik zevk içinde yaşadık
sen gittin gideli sultanım

iyilik yapmadık kötülükte yarıştık
her sözümüzü yalana buladık
alış verişte hileler yaptık
sen gittin gideli sultanım

yoksula bakmadık yüz çevirdik
zengine minnet edip boyun eğdik
yetim öksüz demedik hakkını yedik
sen gittin gideli sultanım

zina suç değil hovardalık oldu
örtünen bacılar örümcek oldu
sözün sünnetin hepten unutuldu
sen gittin gideli sultanım

sağımız solumuz hep haramla dolu
kadınlar açılıp iyice soyundu
çıplaklık ün ve şöhret oldu
sen gittin gideli sultanım

işçilerin hakları yenir oldu
herkes kendi kanununu koydu
işçinin tüm terleri kurudu
sen gittin gideli sultanım

müslümanlık sözde kaldı
yaşayanlarmı sanki hiç kalmadı
kıyamet geldi kapıya dayandı
sen gittin gideli sultanım


| Muhabbetara.com