Ara

Hoşçakal


siyah beyaz tuşlarında piyanomun
seni çalıyorum şimdi
çaldıkça çoğalıyorsun odada
sen arttıkça ben kayboluyorum

seni doğuruyorum geceye
adını koyuyorum aya bakarak
her şey sen oluyor her yer sen
ben ölüyorum


Duygusal


Sen ona bir gemisin, yönü senin yönündür
Bir sancısın geçerken denizlerini özgür
O da bir ada olsun, sana çevrili dursun
Dağının dalgalarla, yüzünün rüzgarlarla
Bağlandığı kendini sende çözülmüş görür.



Aşk da Deprem Gibidir


Ne zaman kimi vuracağını asla bilemezsiniz.
Geceyarisi aniden,
dipten yukselen coskulu bir dalga
gibi kabarır içinizde.
Toprak ayağınızın altından kayıyor gibi olur
ve en hazırlıksız oldugunuz anda bütün siddetiyle vurur. Sarsılır,
neye uğradıgınızı şasırırsınız.
Heyecan, korku, kararsızlık, cesaret, acı,
öfke, huzun, merhamet, şiddet
kaplar bir anda dünyanızı.

Keşke


Teypte eski bir Cohen şarkısı:
Yolumu gözleyen bir kadını terk ettim /
karşılaştık bir süre sonra /
Gözlerinin feri sönmüş’ dedi bana /
Aşkım, ne oldu sana? /
Böyle gerçeği söyleyince /
ben de doğru söylemeye çalıştım ona /
Senin güzelliğine ne olduysa dedim, /
benim gözlerime de o oldu...

8-10 dizeye sıkışmış hazin bir aşk hikayesi...
Buruk, kırılmış oyuncaklar kadar...
Ve yenik, 'keşke'li cümleler gibi...
Bu sözcüğü kaç konuşmanızın başına eklemişseniz onca ıskalamışsınızdır hayatı...

Dört mevsimlik bir sene olsa ömür, 'keşke', onun güzüne denk gelir.
Hepten vazgeçmek için erkendir, telafi etmek için geç...

Ben Sana Mecburum


Ben sana mecburum bilemezsin
Adını mıh gibi aklımda tutuyorum
Büyüdükçe büyüyor gözlerin
Ben sana mecburum bilemezsin
İçimi seninle ısıtıyorum

Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor
Bu şehir o eski İstanbul mudur?
Karanlıkta bulutlar parçalanıyor
Sokak lambaları birden yanıyor
Kaldırımlarda yağmur kokusu
Ben sana mecburum sen yoksun


Aysel Git Başımdan


 Aysel git başımdan ben sana göre değilim
Ölümüm birden olacak seziyorum.
Hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim
Aysel git başımdan istemiyorum.

Benim yağmurumda gezinemezsin üşürsün
Dağıtır gecelerim sarışınlığını
Uykularımı uyusan nasıl korkarsın,
hiçbir dakikamı yaşayamazsın.
Aysel git başımdan ben sana göre değilim.
Benim için kirletme aydınlığını,
hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim

Islığımı denesen hemen düşürürsün,
gözlerim hızlandırır tenhalığını
Yanlış şehirlere götürür trenlerim.
Ya ölmek ustalığını kazanırsın,

Sustum !

Sustum !
“Herkes konustugunu yazar,bense sustuklarimi”

Herkesin konustugu dunyada
Ben sustum!
Ne kadar susulacaksa o kadar sustum!
Kendimle konusuyorum simdi yalniz…
Yalniz yuregimle dokunuyorum sesime
Kimse duymuyor…

Sustum!
Bin ah surup dudaklarima
Ne kadar susulacaksa o kadar sustum!
Sustu benimle deniz,
Sustu deli dalgalar, sustu martilar…
Umutlarimi sarip ruzgarlara
Uzaklara savuruyorum her gece
Yildiz yapip serpiyorum gokyuzune
Kimse gormuyor…
Sustum!

Tam acilarimi haykiracaktim ki,
Sustum
Ne kadar susulacaksa o kadar sustum!
Bir ciglik kaniyor demedim, en derininde
Yuregimin…
Icimdeki volkanlari bogarak sustum!
Acmadim kimselere yuregimi
Hanceri sadece kendime sapladim
Sapladim ve sustum!
Huznu yuzumde,
Acilari gozlerimde topladim sustum!..
Sustum!

Sustu dudagimdaki sarki,
Gozlerimdeki siir
Yaralari yalayan ruzgar
Sokaklarinda kahroldugum sehir
gozlerim konusuyor yalniz!
Saci agarmis hayaller
Nemli kirpiklerle
Bulutlandiginda gozlerim
gokte simsek olup cakiyorum
Kimse gormuyor…
Sustum!

Tuz basip yaralarima!
Ne kadar susulacaksa o kadar sustum!
Icinde volkanlar tasiyan bir dervis gibi
Yaslanip yalnizligin duvarina
Gul dokup kalabaliklara her gece
Kimsesiz geziyorum gonul ulkemi
Kimse bilmiyor…
Sustum!

Tam sevdigimi haykiracaktim ki, sustum
Sustu benimle gok, sustu dag, sustu toprak
Acilar konusuyor simdi yalniz
Yarali gonlumun sizilari konusuyor
Tutup olduruyorum icimdeki sevdalari bir bir
Atiyorum ucurumlardan
Kimse gormuyor
Ne zaman
Dudaklarindan opmeye kalksam hayati
Saclarini koklasam ruzgarlarin
Icimde incecik bir sevgi urperiyor
Sari huzunler dokuluyor gonul bahceme
Gelmiyor bekledigim bahar
Yaralar merhem tutmuyor
Gozyasi olup dokuluyorum kaldirimlara
Kimse silmiyor
Yagmur dinmiyor
Sevdigim bilmiyor
Sustum!

Sustu benimle sari sabir,
Sustu hasret, sustu zaman
Yalniz gozlerimle dokunuyorum hayata
Kimse duymuyor
Sustum!

Icimde dalgalar kabardikca volkanlar gibi
Sustum
Sustu dudagimdaki siir
Gozlerimdeki nehir
Gonlumdeki yara
Bulutlar haykirdi isyanimi
Simsekler haykirdi
Sadece ben duydum
Sadece ben
Ey besigini sallayip bogdugum hayat
Ey kucagimda buyutup oldurdugum sevgi
Yaralar merhem tutmuyor
Geceler avutmuyor
Ben sustum
Acilarim konusuyor yalniz
Yarali gonlumun sizilari konusuyor
Ben sustum!
Susmuyor yuregimi kavuran kasirga
Pencereme vuran yagmur damlalari
Susmuyor disarda inleyen ruzgar
Yildizlar kus
Ay uzgun
Yagmur dinmiyor
Icimde binlerce siir kaniyor her gece
Kimse bilmiyor
Kimse duymuyor
Sustum!

Sustu benimle sari sabir, sustu hasret,
Sustu hayat, sustu zaman
Acilar konusuyor yalniz
Acilarim konusuyor
Kimse duymuyor…
Duymuyor…
duymu…
duy…

Nuri Can


Bir şey söyle..

Bir şey söyle
Denizler tutuşturulduğunda
Dağlar yürütüldüğünde
Bir şey söyle
Yıldızlar semadan bir bir
döküldüğünde üstümüze
Bir şey söyle
Ben seni unuturum
Söyle
Yer başka gök başka olduğunda
Sallanıp çalkalandığında uçsuz
bucaksız sema
Hani biz
ateşin etrafını sarmış
pervaneler gibi olduğumuzda
Bir şey söyle
Unuturum ben seni, söyle
Kalplerde gizlenenler ortaya döküldüğü zaman
Gök yarıldığı zaman
Ne oluyor bu yere dediği zaman insan
Ve kalakaldığında yüz karası
şiirlerim
Ve sensiz bir zaman
ve ayaklarımızın altından toprak
kayıp
Dümdüz eğildiği zaman
Bir şey söyle
Defterler açıldığında gökyüzü
sıyrılıp
alındığında
Cehennem tutuşturulduğunda cennet
yaklaştırıldığında..

Kalb-i Sukut